UNCOVERED: Sac dokulmeniz mevsimsel mi kalici mi iste bunu anlamanin 7 kritik yolu 15102508 - Caught on Camera
Mevsim geçişlerinin saç döngüsünü etkileyebildiğini belirten Dr. Muhammet Emrah Cinik, sonbahar aylarında görülen dökülme artışının çoğu zaman geçici olduğunu ancak bazı durumlarda ilerleyici saç kaybının bu tabloyla karıştırılabildiğini söyledi.
Sonbahar aylarına girildiğinde birçok kişi banyoda ya da tarakta biriken saç miktarının arttığını fark ediyor. Bu değişim genellikle kaygıya yol açsa da uzmanlar, söz konusu artışın her zaman kalıcı bir saç kaybına işaret etmediğini vurguluyor.
Saçın yıl boyunca sabit bir hızda büyümediğine dikkat çeken Dr. Muhammet Emrah Cinik, saç köklerinin belirli bir biyolojik döngü içinde çalıştığını ve sonbaharda görülen değişimin kökeninde bu döngünün yattığını anlattı.
Cinik, "Saç kökleri anajen dediğimiz büyüme, katajen geçiş ve telojen dinlenme-dökülme evrelerinden geçer. Yıl içerisindeki mevsimsel değişiklikler bu döngüyü etkileyebilir. Bu nedenle özellikle yaz sonu ve sonbaharda bazı kişiler normalden daha fazla saç döküldüğünü fark edebilir" diyerek önemli bulduğu 7 noktayı anlattı.
MEVSİMSEL DÖKÜLME İLE KALICI SAÇ KAYBI KARIŞTIRILMAMALI
Mevsimsel değişikliklerle ilişkili dökülmelerin bir süre sonra kendiliğinden azalması beklenirken, sürekli hale gelen bir dökülmenin farklı nedenlerinin araştırılması gerekebiliyor.
Cinik bu noktada şu uyarıyı yapıyor: "Birincisi, sonbaharda saç dökülmesi geçici olarak artabilir. 2, uzun süren dökülme yalnızca mevsim değişikliğine bağlanmamalı. Mevsimsel dökülmenin geçici olmasını bekleriz. Ancak dökülme aylar boyunca devam ediyor, saç yoğunluğu giderek azalıyor veya saç tellerinde belirgin bir incelme ortaya çıkıyorsa yalnızca mevsime bağlamak doğru olmaz. Genetik yatkınlıkla ilişkili androgenetik alopesi, erkeklerde ve kadınlarda ilerleyici saç kaybının önemli nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle mevsimsel dökülme ile daha uzun süreli saç kaybının birbirinden ayrılması önem kazanıyor.
3, dökülen saç sayısından çok saç yoğunluğundaki değişim önemli. Saç çizgisinde gerileme, şakaklarda açılma, tepe bölgesinde yoğunluk azalması veya saç tellerinin giderek incelmesi bizim için önemli işaretlerdir. Kişinin altı ay veya bir yıl önceki fotoğraflarıyla bugünkü durumunu karşılaştırması bile bazen değişimi fark etmesini sağlayabilir" dedi.
SAÇ EKİMİ HER ZAMAN İLK ÇÖZÜM DEĞİL
Saç dökülmesinin arkasında yalnızca genetik ya da mevsimsel etkenlerin bulunmadığını da hatırlatan Cinik, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "4, saç dökülmesinin nedeni her zaman genetik veya mevsimsel olmayabilir. Demir depolarındaki düşüklük, tiroid fonksiyonlarındaki bozukluklar, hormonal değişiklikler, hızlı kilo kaybı, yetersiz beslenme, yoğun stres, bazı hastalıklar ve bazı ilaçlar saç döngüsünde değişikliklere neden olabiliyor. Bu nedenle saç dökülmesinin nedenini belirlemeden doğrudan bir tedavi veya takviye programına başlanması yerine, gerekli durumlarda tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor.
5, vitamin takviyesi her saç dökülmesinde çözüm sağlamıyor. İhtiyaç olmadan çok sayıda takviyenin kullanılması doğru değildir. 6, saçlı deri sağlığı da saç dökülmesi değerlendirmesinin parçası. Yoğun kepeklenme, kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma veya saçlı deride oluşan ve uzun süre devam eden lezyonlar dermatolojik değerlendirme gerektirebiliyor. Bunun yanında saçların sürekli çok sıkı bağlanması, yüksek ısıyla şekillendirilmesi ve sık kimyasal işlemlere maruz bırakılması saç tellerinde hasar ve kırılmayı artırabiliyor.
7, erken dönemde temel hedef mevcut saçları korumak. Saç ekimi her saç dökülmesinin ilk tedavisi değildir. Öncelikle saç kaybının tipi, mevcut saçların durumu ve dökülmenin ilerleyip ilerlemediği değerlendirilmelidir. Uygun hastalarda medikal tedaviler ve düzenli takip ile mevcut saçların mümkün olduğunca korunması hedeflenir. Saç ekimi ise gerçekten ihtiyaç olduğunda ve hasta uygun olduğunda gündeme gelmelidir" diye konuştu.
PANİĞE GEREK YOK AMA İHMAL DE EDİLMEMELİ
Saçlı deride yoğun kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma ya da bölgesel saç kayıplarının da dikkate alınması gereken belirtiler arasında yer aldığını belirten Dr. Cinik, sonbaharda saç dökülmesi fark eden kişilerin mevsimsel değişiklik ile ilerleyici saç kaybı arasındaki farkı göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Cinik, "Sonbaharda dökülmenin bir miktar artması herkeste paniğe neden olmamalı. Fakat 'Mevsimseldir, geçer' düşüncesiyle ilerleyici saç kaybının gözden kaçırılmasını da istemiyoruz. Saç tellerinde incelme ve yoğunluk kaybı fark ediliyorsa önce nedenini belirlemek gerekir. Saç sağlığında en önemli hedeflerden biri, kişinin sahip olduğu sağlıklı saçları mümkün olduğunca korumaktır" dedi.
Cinik sözlerini, uzman değerlendirmesinin saç dökülmesinin türünün belirlenmesi ve gerektiğinde uygun takip ya da tedavi yaklaşımının oluşturulması açısından önem taşıdığını vurgulayarak tamamladı.